Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/9332 E. ve 2016/13355 K. sayılı kararı uyarınca, bir işçinin banka hesap hareketleri bilgisinin (kişisel veri) şirket yetkilisi tarafından hukuka aykırı olarak edinilip suç duyurusunda delil olarak kullanılması eylemi, TCK m.136 kapsamında nasıl değerlendirilmiştir? Mahkemenin kovuşturmaya yer olmadığı kararı neden hatalı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22474

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, şikayetçiye ait banka hesap hareketlerinin 'kişisel veri' niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Şirket yetkilisi olan şüphelinin, bu kişisel veriyi hukuka aykırı olarak (telefonla talep üzerine faksla gönderilen bir belgeyle) edinip, şikayetçi hakkında yaptığı suç duyurusunda delil olarak ibraz etmesi eyleminin, TCK m.136/1'de tanımlanan 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçundan soruşturma yapılması için yeterli delil bulunduğu sonucuna varmıştır. Karar, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu karar, banka hesap hareketleri gibi bilgilerin kişisel veri olduğunu ve bu verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilip kullanılması halinde TCK m.136 kapsamında cezai sorumluluğun doğacağını vurgulamaktadır.