Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/3240 E. ve 2024/809 K. sayılı kararı uyarınca, müştekinin kendi sosyal paylaşım hesabında yaşadığı bir olaya ilişkin yaptığı paylaşım üzerine, şüpheli tarafından internet üzerinde müşteki adına başlık açılıp müştekinin daha önce internet üzerinden paylaştığı resimlere yer verilmesi eylemi TCK m.136/1 kapsamında nasıl değerlendirilmiştir? Kovuşturmaya yer olmadığı kararının neden hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22466

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, müştekinin kendisi tarafından daha önce paylaşılan resimlerin 'başkalarının bilmesini ve görmesini istemeyeceği özel hayat kapsamında olmadığını' ancak 'kişisel veri kapsamında olduğu'nu kabul etmiştir. Sanığın, müştekinin bilgisi ve rızası dışında kişisel veri kapsamında olan resimlerini ifşa etmesinin, 5237 sayılı TCK m.136/1'de düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçu kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Karar, şikayet dilekçesinde yer verilen ve hakaret içerikli yorumları yapan hesaplara ait kullanıcı bilgilerinin tespit edilerek tüm şüphelilerin ve şikayetçinin beyanları alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi karşısında, soruşturmanın genişletilmesi için itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu, 'kamuya açık' bir bilginin dahi 'kişisel veri' olarak korunabileceğini ve eksik soruşturma ile takipsizlik kararı verilemeyeceğini göstermektedir.