Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/16564 E. ve 2015/598 K. sayılı kararı uyarınca, sanığın, müştekinin isim, soyisim ve fotoğrafını kullanarak sahte web sitesi oluşturup, müşteki ile arkadaşlıkları sırasında yaptıkları telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtlarını yayınlaması eylemi, TCK m.136/1 kapsamında hangi suçu oluşturmuştur? Bu olaydaki suçun sübutu nasıl gerçekleşmiştir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, sanığın ikrarıyla TCK m.136/1'de düzenlenen 'Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun atılı eylemle sübut bulduğunu kabul etmiştir. Sanığın, müştekinin isim, soyisim ve fotoğrafını kullanarak sahte web sitesi oluşturması ve bu sitede müşteki ile yaptıkları telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtlarını yayınlaması eylemi, kişisel verilerin (isim, soyisim, fotoğraf) hukuka aykırı olarak yayılması ve ses kayıtlarının (kişisel veri niteliğinde) hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi kapsamında değerlendirilmiştir. Mahkemenin sanık hakkında yalnızca 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçundan mahkumiyetine karar vermesi bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu karar, telefon görüşmelerinin içeriği olmasa bile, görüşmelerin varlığına dair ses kayıtlarının 'kişisel veri' olduğunu ve rızasız yayınlanmasının TCK m.136 kapsamına girdiğini ortaya koymaktadır.