Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/1019 E. ve 2021/3642 K. sayılı kararı uyarınca, nişanlısından ayrılan bir kişinin, mağdur tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarını ele geçirip kendi hesabında yayımlaması eyleminin hukuki nitelendirmesinde, CMK m.225'in 'davasız yargılama olmaz' ilkesi nasıl uygulanmıştır?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, sanığın eyleminin (mağdurun fotoğraflarını ele geçirip kendi facebook hesabında yayımlaması) bir bütün halinde TCK m.136/1'deki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar, mahkemenin aynı eylemi vasıf yönünden bölerek 'kişisel verilerin kaydedilmesi' ve 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçlarından beraat, ayrıca ek savunma verilen TCK m.134/2'deki 'görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal' suçundan mahkumiyet kararı vermesini, CMK m.225'e aykırı bulmuştur. CMK m.225/1'e göre, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.' Yargıtay, bu ilke gereği, tek bir fiil üzerinden birden fazla (ve yanlış) suçtan hüküm kurulmasının infazda duraksamalara neden olacağını ve 'davasız yargılama olmaz' ilkesini ihlal ettiğini belirterek bozma kararı vermiştir. Bu karar, mahkemelerin yargılamanın sınırlarını iddianameyle belirlenen fiil ve faille sınırlı tutması gerektiğini ve hukuki nitelendirme hatasının yargılamanın bütünlüğünü bozduğunu vurgulamıştır.