Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/10243 E. ve 2017/7042 K. sayılı kararı uyarınca, mağdura ait 'vesikalık fotoğraf'ın, onun rızasına aykırı şekilde yayan sanığın eyleminin neden TCK m.134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) değil de, TCK m.136 (verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22456

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, 'vesikalık fotoğrafların mağdurun özel yaşam alanına ilişkin olmaması karşısında', bu eylemin TCK m.134'teki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturmadığını belirtmiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği, gizli ve mahrem yaşantısına ilişkin görüntü veya seslerin ifşasını gerektirir. Vesikalık fotoğraf, bu nitelikte bir görüntü olarak kabul edilmemiştir. Ancak, mağdura ait 'kişisel veri' niteliğinde olan fotoğrafı onun rızasına aykırı şekilde yayan sanığın eylemi, TCK m.136'daki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturmuştur. Mahkemenin suç vasfında yanılgıya düşülerek özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurması kanuna aykırı bulunarak bozulmuştur. Bu karar, bir görüntünün 'özel hayatın gizliliği' kapsamında olmasa bile, 'kişisel veri' olarak korunabileceğini ve hukuka aykırı yayılmasının TCK m.136'ya tabi olduğunu net bir şekilde ayrıştırmıştır.