Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/2118 E. ve 2024/1408 K. sayılı kararı uyarınca, HTS kayıtlarının (iletişim bilgileri) 'kişisel veri' kapsamında kabul edilmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu verilerin rızasız internet üzerinden yayınlanması eylemi, neden 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçundan değil, TCK m.136/1 kapsamında cezalandırılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22453

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, katılanın kim ile ne zaman, hangi sıklıkla, hangi süreyle görüştüğüne ilişkin görüşme dökümlerini içeren HTS raporlarının 'kişisel veri' kapsamında olduğunu kabul etmiştir. Kişisel veri kavramı, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsar ve HTS kayıtları da bireyin iletişim alışkanlıklarını, dolayısıyla belirli ve belirlenebilir özelliklerini ortaya koyar. Sanığın kişisel veri niteliğindeki bu raporları hukuka uygunluk nedenleri bulunmaksızın internet üzerinden yayınlaması eylemi, TCK m.136/1'de düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturmaktadır. Karar, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulmasını bozma nedeni yapmıştır. Bu, HTS kayıtlarının doğrudan 'özel hayatın gizliliğini ihlal' (gizli bir iletişimin içeriği gibi) niteliğinde değil, ancak 'kişisel veri' olarak korunması gereken bilgiler olduğunu ve hukuka aykırı yayılmasının TCK m.136 kapsamına girdiğini netleştirmektedir.