Genel af ve özel af müesseselerinin Türk hukukundaki hukuki niteliğini ve ceza mahkumiyetinin sonuçlarına (özellikle hak yoksunluklarına) etkilerini karşılaştırınız. Anayasa m.76/2'deki 'affa uğramış olsalar bile' ibaresinin bu bağlamdaki özel önemini açıklayınız.
Türk Hukukunda, genel af ve özel af olmak üzere iki türlü af müessesesi öngörülmüştür. 'Af' işlemi, temelde, Devletin suçluyu cezalandırmaktan veya verilen cezayı yerine getirmekten vazgeçmesi olarak tanımlanır. **Genel af**; kişinin ceza mahkumiyetini *tüm sonuçları ile ortadan kaldırır*. Ancak Anayasada ve özel kanunlarda 'affa uğramış olsa bile…' ibaresinin yer aldığı durumlarda (örn. Anayasa m.76), genel af süresiz hak yoksunluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve bu durumda yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması gerekmektedir. Eğer bu ibare yer almıyorsa, genel af halinde ayrıca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararına ihtiyaç olmaksızın, süresiz hak yoksunluğu sona erecektir. **Özel af** ise; ceza mahkumiyetinin *kanuni sonuçlarını etkilemez* ve hak yoksunluklarını ortadan kaldırmaz (TCK m.65/2 ve 3). Çünkü özel af halinde mahkumiyet genel afta olduğu gibi tüm sonuçları ile ortadan kalkmayıp, varlığını sürdürür ve dolayısıyla bu mahkumiyete bağlı her türlü ehliyetsizlik hali devam eder. Bu sebeple özel aftan faydalanan kişilerin, süresiz hak yoksunluklarının ortadan kaldırılması için yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alması gerekir. Anayasa m.76/2’deki 'affa uğramış olsalar bile' ibaresi, milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin siyasi yasakları, genel af olsa dahi devam ettirme amacı taşır, bu da genel affın dünya genelinde kabul edilen niteliği ve sonuçları ile çelişkili bulunabilir.