Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/12823 E. ve 2017/873 K. sayılı kararı uyarınca, bir çocuğun (suça sürüklenen çocuk) okul arkadaşı olan mağdurun cep telefonu numarasını, mağdura kızdığı için ve cinsel amaçlı rahatsız edileceğini bilerek kimliği belirsiz bir şahsa vermesi eylemi neden TCK m.136/1 kapsamında 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturmuştur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, suça sürüklenen çocuğun, mağdura ait 'kişisel veri' niteliğindeki cep telefonu numarasını, mağdurun cinsel amaçlı olarak rahatsız edileceğini bilerek ve mağdurun bilgisi dışında, kimliği belirsiz şahsa vermesi karşısında, üzerine atılı TCK m.136/1'de tanımlanan 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun sübut bulduğunu kabul etmiştir. Karar, suça sürüklenen çocuğun, kendisini tehdit eden üçüncü kişinin baskılarından korkması sebebiyle numarayı verdiğine dair savunmasının aksine delil bulunmamasından dolayı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına dair gerekçeyle verilen beraat hükmünü hatalı bulmuştur. Bu karar, telefon numarasının kişisel veri olduğunu, bu verinin rızasız ve hukuka aykırı bir amaçla başkasına verilmesinin suçu oluşturduğunu ve failin özel saiklerinin (korku) suçun oluşumunu engellemediğini göstermektedir.