Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/30406 E. ve 2014/2980 K. sayılı kararı uyarınca, sanığın mağdurenin adı, soyadı, okul bilgileri, adres bilgileri ve fotoğraflarını rızası dışında sosyal medyada yayınlaması eylemi, 'özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme' (TCK m.134/2) değil de, 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' (TCK m.136/1) suçunu oluşturmasının gerekçesi nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, mağdurenin adı, soyadı, mezun olduğu okul bilgileri, ikamet ettiği eve ait adres bilgileri ve günlük hayatta çekilmiş fotoğraflarının 'kişisel veri' niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, bu verilerin mağdurenin rızası dışında 'facebook' adlı sosyal paylaşım sitesinde yayınlanması eylemini TCK m.136/1'deki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar, 'özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme' (TCK m.134/2) suçunun, kişinin yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı 'özel yaşam alanına' dair gizli bilgilerin ifşasını gerektirdiğini, somut olaydaki verilerin ise bu nitelikte olmadığına işaret etmiştir. Bu ayrım, her türlü bilginin değil, belirli nitelikteki bilgilerin özel hayatın gizliliği kapsamında korunacağını, diğer kişisel bilgilerin ise TCK m.136 kapsamında değerlendirileceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, bu suçun şikayete bağlı olmadığı da belirtilmiştir.