Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/12-1510 E. ve 2014/331 K. sayılı kararı uyarınca, bir köşe yazarının fotoğrafının (kişisel veri) rızası olmadan bir arkadaşlık sitesine 'erkek arkadaş aradığı' bilgisiyle birlikte konulması eylemi, TCK m.136 (kişisel verileri hukuka aykırı yayma) ve TCK m.125 (alenen hakaret) suçları açısından nasıl birleşme göstermiştir? Bu olayda 'fikri içtima' kuralı nasıl uygulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22428

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu kararı, sanığın eylemini (katılanın fotoğrafını 'erkek arkadaş aradığı' bilgisiyle arkadaşlık sitesine koyması) hem TCK m.136'da düzenlenen 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma' suçunu hem de katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olması nedeniyle TCK m.125/1 ve 4 uyarınca 'alenen hakaret' suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Kurul, hukuki anlamda tek fiil sayılması gereken bu eylemle birden fazla farklı suç oluştuğundan, TCK m.44'teki 'fikri içtima' hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Fikri içtima gereği, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçundan sanığa ceza tayin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, tek bir eylemin birden fazla suça vücut vermesi halinde, 'non bis in idem' (aynı fiilden iki kez cezalandırılmama) ilkesi gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması prensibini uygulamıştır.