Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/4512 E. ve 2022/6716 K. sayılı kararı uyarınca, bir çocuğun üzerinde kıyafetleri bulunan ve özel yaşam alanına ilişkin olmayan bir fotoğrafının, sahte bir sosyal medya hesabında adı ve soyadıyla birlikte yayınlanması eylemi TCK m.136 kapsamında hangi suçu oluşturur? Bu olayda 'kişisel verilerin kaydedilmesi' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçları neden uygulanmamıştır?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, iddianameye konu mağdur çocuğa ait resmin, üzerinde kıyafetleri bulunan ve beyanına göre düğünde çektirdiği, başı, yüzü ve gövde kısmını gösteren, belden aşağısının görünmediği bir görüntü olmasından dolayı, özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir görüntü niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Ancak bu görüntünün 'kişisel veri' olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Sanığın, bu kişisel veri niteliğindeki resmi, hukuka uygunluk nedenleri bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı yöntemle ele geçirip, mağdur çocuğun adı ve soyadını taşıyan sahte sosyal medya hesabı üzerinden yayımlaması eylemi, bir bütün halinde TCK m.136/1'deki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturmuştur. Mahkemenin aynı eylemi vasıf yönünden bölerek 'kişisel verilerin kaydedilmesi' suçundan beraat, 'görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal' suçundan mahkumiyet kararı vermesi, CMK m.225'e aykırı bulunarak bozma nedeni yapılmıştır. Bu karar, fotoğrafın 'özel hayat' niteliğini yitirse dahi 'kişisel veri' niteliğini koruyabileceğini ve buna ilişkin hukuka aykırı eylemin TCK m.136 kapsamında cezalandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.