Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/21376 E. ve 2018/1100 K. sayılı kararı uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazda, müşteki vekiline tebligat yapılmaması nedeniyle itirazın süre yönünden reddedilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bu kararı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesindeki 'Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır' şeklindeki açık düzenleme karşısında, Simav Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki vekili yerine müştekiye tebliğ edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, vekilin itiraz dilekçesinde belirttiği tebligat tarihinin (müvekkiline tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarih) esas alınması ve itirazın süresinde yapıldığı kabul edilerek esastan incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. İtirazın süre yönünden reddine dair merci kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur. Bu karar, vekille temsil edilen işlerde tebligatın usulüne uygun olarak vekile yapılması gerektiği ilkesini ve bu ilkenin hak arama özgürlüğü açısından önemini bir kez daha teyit etmiştir.