TCK 327'de geçen 'gizli kalması gereken bilgiler'in yetkili makamlarca kanun ve düzenleyici işlemlere göre belirlenmesi gerekliliğini açıklayınız. Yargılamayı yapan mahkemenin, bu bilgilerin sır olup olmadığını denetleme yetkisini ve bu denetimde kullandığı kriterleri değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #224073

TCK 327'nin uygulanabilmesi için temin edilen bilgilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre Devletin güvenliği yahut iç ve dış siyasal yararlarının gizli kalmasını gerektirdiği bir bilgi olup olmadığının belirlenmesi gerekir (TCK 327 Gerekçesi). Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı, hangi bilgilerin 'devlet sırrı' olarak tasnif edileceğine karar verme yetkisinin kanunla belirlenecekse TBMM'ye, idari bir kararla tespit edilecekse yürütme organına ait olduğunu vurgulamıştır. Ancak, yargılama yapan mahkemenin görevi, idari kararla sır olarak tasnif edilen bilginin hukuka uygunluğunu denetlemektir. Mahkeme bu denetimde şu kriterleri tartışıp değerlendirir: a) Bilginin kanunun belirlediği 'devletin güvenliği, iç veya dış siyasi yararları' alanına ilişkin olup olmadığı, devletin elinde veya kontrolünde bulunup bulunmadığı, açıklanması halinde ulusal güvenlik veya uluslararası ilişkiler bakımından ciddi zarar ve tehlikeye sebebiyet verip vermeyeceği, b) Sır kararının yetkili makamlarca usulüne uygun olarak verilip verilmediği, c) Sırrın daha önce açıklanması nedeniyle herkes tarafından bilinen şey haline gelip gelmediği, d) Sır olarak kabul edilen bilginin bir suçun işlenmesine ilişkin olup olmadığı, e) Temin suçları yönünden sırrın temininde özel bir çaba sarf edilip edilmediği, f) Ölçülülük ilkesine uyulup uyulmadığı. Bu denetim, ifade özgürlüğünün sınırlanması ile devletin menfaati arasındaki adil dengeyi sağlamayı amaçlar.