TCK 40. maddesine göre taksirli suçlarda 'iştirak ilişkisi'nin mümkün olmadığını ve 'herkesin kendi kusurundan dolayı' sorumlu olacağını açıklayınız. Bu prensibin birden fazla failin olduğu taksirli olaylardaki uygulama şeklini örneklendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #224024

TCK 40. maddesine göre, taksirli suçlarda iştirak ilişkisi (failin suça katılımı anlamında) mümkün değildir. Taksirli suçlarda, suçun unsurları kastı değil, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı esas alır. Dolayısıyla, bir taksirli suçta birden fazla kişinin kusurlu hareketi neticeye neden olmuşsa, TCK 22/5. maddesi uyarınca 'Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.' Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/75 E., 2019/75 K. sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır. Örneğin, bir trafik kazasında hem birinci sürücü hem de ikinci sürücü trafik kurallarına aykırı davranarak ölüme neden olmuşsa, her iki sürücü de kendi kusurları oranında taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı sorumlu tutulacaklardır. Aynı şekilde, bir sürücü ile yaya taksirle hareket etmiş ve ölüme neden olmuşsa, her biri kendi kusuruna göre cezalandırılır. Bu durum, 'nedensellik bağının kesilmediği' ve 'neticenin çeşitli kusurlu hareketlerin birleşmesinden meydana geldiği' hallerde geçerlidir. Amaç, kusursuz sorumluluk yerine, her failin kendi kusurundan dolayı sorumlu tutulmasıdır.