TCK 327 ve 328'de düzenlenen suçlarda, yargılama sürecinde Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı gibi kurumlardan gelen yazılarının 'devlet sırrı' niteliğinin belirlenmesindeki önemini açıklayınız. Bu yazılarla yapılan tespitlerin yargılamadaki ispat gücünü değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223977

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı, bu kurumların yazılarının 'devlet sırrı' niteliğinin belirlenmesindeki önemini vurgulamıştır. Kararda, Genel Kurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının yazıları ile tüm dosya kapsamından anlaşılan belge ve bilgilerin, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gerektiği kabul edilmiştir. Bu kurumlar, milli güvenlik ve istihbarat konularında uzman ve yetkili makamlar oldukları için, onların bir bilginin devlet sırrı olup olmadığına dair tespitleri, yargılama için önemli bir delil niteliği taşır. Ancak, mahkemenin görevi, idari kararla sır olarak tasnif edilen bilginin kanunun belirlediği şartlara uygun olup olmadığını (örn. açıklanması halinde ciddi zarar vereceği, usulüne uygun karar verilip verilmediği, alenileşip alenileşmediği, suç olgusuna ilişkin olup olmadığı) denetlemektir. Dolayısıyla, bu yazılar birer delil ve belirleyici olsa da, sırrın nihai niteliğinin takdir ve tayini yargılamayı yapan mahkemeye aittir.