TCK 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçunda, 'yetkisizlik' ve 'hukuka aykırılık' arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Özellikle, bir suçun oluşumu için yetkisiz kişilerin konuta girmesinin gerekliliğini ve bu durumun 'rızaya aykırılık' unsuruyla nasıl ilişkili olduğunu değerlendiriniz.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda, failin eyleminin 'hukuka aykırı' olması temel bir şarttır. Hukuka aykırılık, işlenen fiile hukuk düzeni tarafından cevaz verilmemesi anlamına gelir. Yargıtay 116 gerekçesi, suçun oluşabilmesi için 'yetkili kişinin konuta girme konusunda rızasının olmaması' gerektiğini belirtir. Konut sahibinin konuta girildiğinden haberdar olmaması, aynı zamanda rızasının da olmaması anlamına gelir. Bu nedenle, konuta gizlice veya hileyle girilmiş olması hâlinde, bu suç oluşur. 'Yetkisiz' kişilerin konuta girmesi, doğrudan 'rızaya aykırılık' unsurunu oluşturur. Zira yetkili olmayan bir kişi, zaten konut sahibinin açık veya zımni rızasını almadan girmiştir. Rızanın olmaması, suçun maddi unsurunu tamamlayan bir hukuka aykırılık vasfıdır. Dolayısıyla, failin yetkisiz olması, hukuka aykırı bir girişi ve dolayısıyla konut dokunulmazlığının ihlalini doğrudan gösterir. (TCK 116 Gerekçesi)