TCK 125'teki hakaret suçunda, 'haksız tahrik' (TCK 29) hükümlerinin uygulama koşullarını ve Yargıtay'ın 'karşılıklı haksız davranışlar' durumundaki yaklaşımını Ceza Genel Kurulu'nun 2016/435 E., 2016/435 K. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız. Tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olma şartını değerlendiriniz.
TCK 29'daki haksız tahrik, bir haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi durumunda ceza sorumluluğunu azaltan bir nedendir. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için: a) Tahriki oluşturan bir fiil bulunmalı, b) Bu fiil haksız olmalı, c) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, d) Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, f) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/4-791 E., 2016/435 K. sayılı kararı, 'karşılıklı haksız davranışlarda bulunulması halinde, tahrik uygulamasında kural olarak, fail haksız bir eylem ile karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez.' Ancak, 'maruz kaldığı tepki, kendi gerçekleştirdiği eylemle karşılaştırıldığında aşırı bir hal almışsa, başka bir deyişle tepkide açık bir oransızlık varsa, bu tepkinin artık başlı başına haksız bir nitelik alması sebebiyle fail bakımından haksız tahrik oluşturduğu kabul edilmelidir.' Ayrıca, tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olması, yani mağdurun kendisinin haksız bir fiille faili tahrik etmesi şarttır. Örneğin, bir kamu görevlisine hakaret ederken, kamu görevlisinin orantısız güç kullanması halinde bu durum tahrik oluşturabilir.