TCK 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçunda, suçun 'hırsızlık amacıyla' işlenmesi durumunda, TCK 142/4 hükmünün 'şikayet' şartını nasıl değiştirdiğini ve suçların içtimaı açısından hukuki sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223963

TCK 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçu, kural olarak mağdurun şikayetine bağlıdır (TCK 116/1, 116/2). Ancak, TCK 142/4, 'hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz' hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme, hırsızlık amacıyla işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunda şikayet şartını kaldırarak, suçun resen takip edilmesini sağlamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/136 E., 2017/136 K. sayılı kararı, bu fıkranın gerekçesinde 'kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza kuralı gereği, hırsızlık suçunu işlemek için başkasının konutuna girilmesi veya malvarlığına zarar verilmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmetmek gerekir' denildiğini belirtir. Dolayısıyla, hırsızlık amacıyla konuta girilmesi durumunda, fail hem hırsızlık suçundan (teşebbüs veya tamamlanmış) hem de konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ayrı ayrı sorumlu tutulur ve bu suçların kovuşturulması için şikayet aranmaz. Bu, yasa koyucunun hırsızlık ve ilgili fiillerin önlenmesine verdiği önemi göstermektedir.