TCK 327'de korunan hukuki değer olan 'milli savunma'nın sadece askeri boyutla sınırlı olmadığını, 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları'nın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini Ceza Genel Kurulu kararları doğrultusunda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223950

TCK 327'nin gerekçesi, maddede korunan yararın 'milli savunma' olduğunu belirtir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı, bu kavramı genişleterek, 'milli güvenlik'in yalnızca askeri boyutuyla sınırlı olmadığını vurgulamıştır. Kararda, 'milli güvenlik'in, Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanması olarak tanımlandığı belirtilir (2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu Kanunu). Ayrıca, 'Devletin güvenlik strateji ve politikalarının, dış ilişkilerdeki hassas dengelerin ancak siyasi otorite tarafından bilindiği tartışmadan varestedir' denilerek, bu bilgilerin temini veya açıklanmasının doğrudan milli savunmayı ve ülkenin siyasal menfaatlerini hedef aldığı kabul edilmiştir. Bu geniş yorum, TCK 327'nin sadece askeri sırları değil, devletin varlığını, bütünlüğünü ve siyasi çıkarlarını ilgilendiren her türlü gizli bilgiyi koruduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, suçun koruduğu hukuki değer, askeri savunmanın ötesinde, devletin bütüncül güvenliğini ve menfaatlerini kapsamaktadır.