Taksirle öldürme suçunda (TCK 85), temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi ve adli para cezasına çevrilmemesi yönündeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bozma kararının (2013/19697 E., 2014/16408 K.), Ceza Genel Kurulu tarafından nasıl değerlendirildiğini açıklayınız. Özellikle, sanığın pişmanlık göstermemesi ve suçun işlenme özelliklerinin aleyhe olması hususlarının ceza tayini üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223949

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemesi ve suçun işlenme özelliklerinin aleyhe olması gibi hususları dikkate alarak taksirle öldürme suçundan verilen cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesini ve adli para cezasına çevrilmemesini istemiştir. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/12-676 E., 2014/2520 K. sayılı kararında yerel mahkemenin direnme gerekçesi incelenmiştir. Yerel mahkeme, sanığın pişman olduğuna dair duruşma tutanağında belirlemeler yapıldığını ve bu durumun pişmanlık olarak kabul edildiğini, bu nedenle cezanın adli para cezasına çevrilmesinin isabetli olduğunu savunmuştur. Ceza Genel Kurulu, 'yargılama sürecinde pişmanlık göstermediğine ilişkin bir beyanı ya da başka bir olumsuz tavrı yargılama dosyasına yansımayan, bozmadan sonra pişman olduğunu açıkça beyan eden sanık hakkında, kendisini bu süreçte bizzat gözlemleyen ve olumlu kanaate varan yerel mahkemece... hükmolunan sonuç hapis cezasının 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesinde bir isabetsizlik yoktur' sonucuna varmıştır. Ancak, cezanın alt sınırdan uzaklaşma noktasında ise, TCK 61/1 ve 22/4 ölçütleri uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken eksik ceza tayin edilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu karar, pişmanlık gibi sübjektif faktörlerin hakim tarafından takdirini ve bunun ceza çevirme üzerindeki etkisini göstermektedir.