TCK 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçunda, 'meşru savunma' (TCK 25/1) veya 'hakkın kullanılması' (TCK 26/1) gibi hukuka uygunluk nedenlerinin uygulama imkanını ve bu nedenlerin sınırlarını tartışınız.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda teorik olarak meşru savunma veya hakkın kullanılması gibi hukuka uygunluk nedenleri gündeme gelebilir. Ancak bu nedenlerin uygulama alanı oldukça sınırlıdır. Meşru savunma (TCK 25/1), bir kişinin kendisine veya başkasına yönelmiş, haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla orantılı güç kullanması halidir. Örneğin, bir saldırganın konutuna girmeye çalışırken, konut sahibinin meşru savunma kapsamında onu durdurması suç teşkil etmez. Hakkın kullanılması (TCK 26/1) ise, kanunun verdiği bir hakkın kullanılmasıdır. Örneğin, yasal bir haciz işlemi için icra memurlarının konuta girmesi, bu kapsamda hukuka uygundur. Ancak, bu hakların sınırları aşılırsa veya amaç dışı kullanılırsa, konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir. Örneğin, bir alacaklının kendi hakkını tahsil etmek amacıyla borçlunun konutuna izinsiz girmesi, hakkın kullanılması kapsamında hukuka uygun sayılmaz ve bu suçu oluşturur. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/25916 E., 2017/5523 K. - sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlal suçundan mahkumiyet onanmıştır, hukuka uygunluk nedeni kabul edilmemiştir.)