TCK 85'teki taksirle öldürme suçunda, sanığın eylemi sonucunda ortaya çıkan yaralanmanın TCK 86/2 (basit tıbbi müdahale ile giderilebilir) kapsamında kalması durumunda, TCK 87/4'ün uygulanamayacağı hususunu ve bu durumda suç vasfının taksirle öldürme olacağını Ceza Genel Kurulu'nun 2015/1254 E., 2018/354 K. sayılı kararı ile örneklendirerek açıklayınız.
TCK 87/4, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde (yani 86/1) veya üçüncü fıkrasına giren hallerde (86/3) ceza artırımını öngörür. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/1254 E., 2018/354 K. sayılı kararı, kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması (TCK 86/2) halinde ölüm neticesinin meydana gelmesi durumunda TCK 87/4'ün uygulanamayacağını kesinleştirmiştir. Karara göre, kanun koyucunun amacının, hafif nitelikteki yaralama fiilinin tek başına ölüm neticesini meydana getirebilecek tehlikeyi içermediği kabul edilmiştir. Bu durumda, eğer ölüm neticesi meydana gelmişse ve failin bu netice bakımından en azından taksir derecesinde bir kusuru bulunuyorsa (yani öngörülebilir bir netice öngörülmemişse veya öngörülmüş ama istenmemişse), eylem TCK 85/1 kapsamında 'taksirle bir kişinin ölümüne neden olma' suçunu oluşturacaktır. Örneğin, sanığın yumrukla vurma eylemine bağlı olarak ölende meydana gelen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması ve akabinde kişinin mevcut kronik kalp-damar hastalığının efor ve stresle aktif hale geçerek ölümüne neden olması olayında, eylemin TCK 85/1 kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.