TCK 125/4'teki 'aleniyet' unsurunun, hakaret suçunda ceza artırımına neden olmasının gerekçesini açıklayınız. Aleniyetin varlığı için 'söylenenlerin fiilen duyulması'nın şart olmadığını, 'çok sayıda insanın öğrenmesinin olanaklı olması'nın yeterli olduğunu Yargıtay kararlarıyla örneklendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223930

TCK 125/4, hakaretin alenen işlenmesini nitelikli bir hal olarak kabul etmiş ve bu durumda cezanın altıda biri oranında artırılmasını öngörmüştür. Bu artırımın gerekçesi, aleniyet halinde mağdurun, hakaretin az sayıda kişi önünde gerçekleşmesine oranla, daha fazla rencide olacağı kabulüdür (Nur Centel, Hamide Z., Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayınevi, 3. Baskı, 2016, s. 235). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/318 E., 2018/318 K. sayılı kararı, 'aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir' prensibini benimsemiştir. Örneğin, karakol binasının ön tarafı gibi herkese açık bir yerde söylenen sözlerin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir mahiyette bulunması karşısında aleniyet unsurunun gerçekleştiği kabul edilmiştir. Benzer şekilde, suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde de alenen işlendiği kabul edilir. Aleniyetin tespiti, olayın gerçekleştiği ortamın niteliğine (kamuya açıklık düzeyi), sesin veya yazının yayılma potansiyeline ve genel algılanabilirliğe bağlıdır. Özel veya yarı-özel alanlarda (örn. apartman boşluğu, hastane odası), aleniyetin oluşmadığı kabul edilmiştir. (CGK 2017/113 K.; Yargıtay 18. CD 2015/7585 E., 2015/11362 K.)