Bir trafik kazasında, sanığın alkollü olması (promil oranı) durumunun, TCK 85 kapsamında 'bilinçli taksirle öldürme' suçunun oluşumundaki rolünü açıklayınız. Adli Tıp Kurumu raporlarının alkol oranı ve kusur tespiti üzerindeki etkisini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223926

Sanığın alkollü araç kullanması, taksirle öldürme suçunda bilinçli taksirin oluşumunda önemli bir faktördür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/14451 E., 2017/144 K. ve 2013/20284 E., 2014/10653 K. sayılı kararları bu konuyu ele almıştır. Bu kararlara göre, sanığın yüksek promil alkollü olarak araç sevk ve idare etmesi, güvenli şekilde araç kullanamayacağının açık bir göstergesidir. Fail, alkolün etkisiyle meydana gelebilecek olası bir kazayı ve sonuçlarını (ölüm/yaralanma) öngörmesine rağmen, bu neticeyi istemeyerek (ancak alkolün etkisiyle 'olmaz herhalde' düşüncesiyle) hareket ettiğinden bilinçli taksir hükümleri uygulanır (TCK 22/3). Adli Tıp Kurumu'nun alkol oranına ilişkin raporları, sanığın olay anındaki alkol düzeyini ve bu durumun sürüş üzerindeki etkisini belirlemede kritik rol oynar. Örneğin, 0,60 promil alkollü olan sanığın, yaklaşık 2 saat 20 dakika sonra yapılan ölçümde bu seviyede olması, olay anında daha yüksek (örn. 95 promil civarı) alkollü olduğunu ve alkolün etkisiyle kazaya bilinçli taksirle sebebiyet verdiğini göstermiştir. Ancak, bilirkişi raporları sadece teknik tespitlerle sınırlı olup, nihai kusur tespiti ve suç vasfı belirlemesi hakimin takdirindedir.