TCK 125'teki hakaret suçunda, 'kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' işlenmesi (TCK 86/3-d) veya 'silahla' işlenmesi (TCK 86/3-e) gibi TCK 86'daki nitelikli hallerin TCK 125'e uygulanma imkanını ve bu durumların ceza tayini üzerindeki etkisini tartışınız. (Not: Metinde bu direkt atıf TCK 86 için yapılmıştır. Soruda 125 ile ilişkisi sorgulanmalıdır)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223923

Sağlanan metinde TCK 125'e ilişkin olarak TCK 86/3-d ve e bentlerindeki nitelikli hallerin doğrudan bir atfı bulunmamaktadır. TCK 125/3, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerden dolayı veya dini kutsal değerlerden bahisle işlenmesi halinde cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağını düzenler. Dolayısıyla, 'kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' veya 'silahla' işlenmesi gibi durumlar, doğrudan TCK 125'in nitelikli halleri arasında sayılmaz. Ancak, bu tür bir eylem başka bir suçun (örn. tehdit, görevi kötüye kullanma) unsuru olabilir ve bu suçlar hakaret suçuyla birlikte işlenmişse, gerçek içtima kuralları uygulanarak fail hem hakaret suçundan hem de diğer suçtan ayrı ayrı cezalandırılabilir. Örneğin, bir kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak birine hakaret etmesi veya silahla tehdit ederken hakaret etmesi durumunda, her iki suç ayrı ayrı değerlendirilir. Metinde belirtilen Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/25916 E., 2017/5523 K. sayılı kararı, sanığın görevli memura hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme gibi suçları birlikte işlemesini incelemiştir, ancak 86/3 bentlerinin doğrudan 125'e nitelikli hal olarak uygulanmasına değinmemiştir. Bu durum, TCK'nın özel hükümlerinde nitelikli hallerin genellikle ilgili suç tipine özgü olarak düzenlendiğini gösterir.