Taksirle öldürme suçunda (TCK 85), 'dava zamanaşımı' (TCK 66) süresinin belirlenmesini ve bu sürenin 'kesen nedenler' (TCK 67) ile uzamasını açıklayınız. Özellikle, HAGB kararının zamanaşımı üzerindeki etkisini değerlendiriniz.
Taksirle öldürme suçu için TCK 85/1'de iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. TCK 66/1-e maddesine göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. TCK 85/2'de ise iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, TCK 66/1-d maddesine göre bu suçun asli dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. TCK 67/3 ve 67/4 maddeleri uyarınca, dava zamanaşımını kesen bir nedenin (örn. sorguya çekme, iddianame düzenlenmesi, HAGB kararı) bulunması halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlar ve ilgili suça dair olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (örn. 8 yıl ise 12 yıl, 15 yıl ise 22 yıl 6 ay). HAGB kararı, CMK 231/12 uyarınca bir hüküm sayılmadığından, bu karar zamanaşımını durdurmaz ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresinin sonunda dava düşer. HAGB'ye ilişkin kararlar, zamanaşımını kesen neden olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/4-791 E., 2016/435 K. sayılı kararında, dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay'ın resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar vereceği belirtilmiştir.