TCK 327'de düzenlenen suçta, 'milli savunma' kavramının korunan hukuki değer olarak ne anlama geldiğini açıklayınız. Bu kavramın, sadece askeri boyutuyla mı sınırlı olduğunu yoksa daha geniş bir kapsamı mı olduğunu Yargıtay'ın 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı doğrultusunda değerlendiriniz.
TCK 327'nin gerekçesinde korunan yarar 'milli savunma' olarak belirtilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı, 'milli güvenlik' kavramının milli savunma ile yakından ilişkili olduğunu ve daha geniş bir anlama geldiğini detaylandırmıştır. Kararda, 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu Kanunu'nun 2/a maddesine atıfta bulunularak Milli Güvenlik; 'Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanması' olarak tanımlanmıştır. Amerikan Yüksek Mahkemesi'ne göre de milli güvenlik, yalnızca askeri boyutuyla, ülkenin ve ulusun dışardan kaynaklanan fiziksel askeri saldırılardan korunmasını değil, içeriden kaynaklanıp mevcut anayasal düzeni zorla değiştirmeye yönelik tehditlere karşı da korunmayı ve tehdit tehlikesine karşı gerekli ön tedbirleri almayı gerekli kılar. Dolayısıyla, TCK 327'de korunan 'milli savunma', sadece askeri boyutuyla sınırlı değildir; devletin tüm varlığını, iç ve dış siyasal yararlarını ve güvenliğini kapsayan geniş bir hukuki değeri ifade etmektedir.