Taksirle öldürme suçunda (TCK 85) 'suçun işlenme biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı' gibi hususların temel cezanın belirlenmesinde (TCK 61/1) nasıl dikkate alındığını Ceza Genel Kurulu'nun 2013/12-676 E., 2014/2520 K. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız. Özellikle, temel cezada 'alt sınırdan uzaklaşma' prensibini değerlendiriniz.
Taksirle öldürme suçunda temel ceza belirlenirken TCK 61/1 ve 22/4. maddelerindeki ölçütler birlikte değerlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/12-676 E., 2014/2520 K. sayılı kararı, bu suçta cezanın ağırlıklı olarak failin kusuruna göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak, bunun yanı sıra 'suçun işleniş biçimi', 'suç konusunun önem ve değeri' (insan hayatı), 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' gibi objektif ölçütler de dikkate alınır. Alt sınırdan uzaklaşma, bu kriterler çerçevesinde hakimin takdir yetkisidir. Örneğin, sanığın yola gereken dikkati vermeyerek, kurallara aykırı sollama yaparak ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda, yerel mahkemece temel cezanın 2 ila 6 yıl arasında belirlenen 85/1. maddesindeki alt sınırdan (2 yıl) makul bir şekilde uzaklaşılarak (örn. 2 yıl 6 ay yerine daha fazla) belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zira, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile suç konusunun değeri (insan hayatı) cezanın alt sınırdan uzaklaşmasını gerektirmektedir. Aksi halde, adaletsiz uygulamaların ortaya çıkabileceği vurgulanmıştır.