TCK Madde 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçunda, 'rızaya aykırılık' unsurunu ve bu unsurun 'psikolojik engel' niteliğini açıklayınız. Hak sahibinin iradesini dış dünyaya gösteren maddi işaretler ile olayın niteliğinden anlaşılabilen zımni rızasızlık durumlarını örneklerle açıklayınız.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşumu için 'rızaya aykırılık' temel bir unsurdur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/578 E., 2020/363 K. sayılı kararı, rızaya aykırılığı 'failin hak sahibinin iradesine aykırı hareket ettiğini, hak sahibinin girmeye izin vermediğini ya da bulunmasını istemediğini tasavvur etmesi' olarak tanımlar. Bu rızanın olmaması, fail açısından 'psikolojik bir engel'dir. Rıza, açık (sarih) olabileceği gibi zımni de olabilir. Hak sahibinin iradesini dış dünyaya gösteren bir takım maddi işaretler (örn. bahçe kapısına zil takmak, 'Girilemez' tabelası asmak) rızasızlığı gösterebilir. Ancak, bazı durumlarda rıza, o anki hal ve şartlara göre olayın niteliğinden de anlaşılabilir. Örneğin, bir kişinin evine gece vakti haber vermeden ve gizlice girilmesi durumunda, konut sahibinin rızasının olmadığı zımnen kabul edilir. Mağdurun rıza göstermesinin düşünülemeyeceği hareketleri gerçekleştirmek için girilmesi veya rıza ile girildikten sonra çıkılmaması durumunda da rızanın varlığından söz edilemez. Fail ile mağdur arasındaki önceki ilişkiler de rızanın bulunup bulunmadığını belirlemede yardımcı olabilir.