TCK 85 ve 22. maddeleri kapsamında 'bilinçli taksir' ile TCK 21/2 kapsamında 'olası kast' arasındaki ince farkı Ceza Genel Kurulu'nun 2023/360 E., 2024/157 K. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız. Kanun koyucunun 'kabullenme ölçütü'nün bu ayrımı nasıl belirlediğini değerlendiriniz.
Bilinçli taksir (TCK 22/3) ve olası kast (TCK 21/2) arasındaki temel fark, failin öngörülen neticeye karşı takındığı tutumda yatar. Her ikisinde de fail neticeyi öngörür. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/360 E., 2024/157 K. sayılı kararı bu ayrımı 'kabullenme ölçütü' üzerinden açıklamıştır: Olası kast halinde fail, suçun kanuni tanımındaki unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşeceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemekte, diğer bir deyişle, unsurların meydana gelmesini 'kabullenmektedir.' Buna karşılık bilinçli taksirde fail, öngördüğü neticenin meydana gelmesini 'istememesine karşın', netice meydana gelir. Yani, olası kastta fail 'olursa olsun' derken, bilinçli taksirde 'olmaz herhalde' veya 'istemiyorum' der. Örneğin, hız limitini aşan bir sürücünün ölümle sonuçlanacak bir kazayı öngörmesi ancak 'ben iyi şoförüm, olmaz' diye düşünerek hareket etmesi bilinçli taksir iken, kalabalık bir alana araç sürmeyi öngörmesi ve insanların ölebileceğini kabullenmesi olası kasttır. Karar, kasıt, olası kasıt, bilinçli taksir ve taksir arasındaki ilişkiyi özetlemiştir: muhakkak görünen neticenin bilinip istenmesi doğrudan kasıt; muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması olası kasıt; muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen engellenememesi bilinçli taksir; öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket nedeniyle öngörülmemesi basit taksirdir.