TCK 125'teki hakaret suçunda 'nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici' ifadeler ile 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edici' ifadeler arasındaki ince ayrımı Ceza Genel Kurulu kararları ışığında tartışınız. Bu ayrımın suçun oluşumu üzerindeki kritik önemini açıklayınız.
Hakaret suçunun oluşumu için, ifadelerin sadece 'nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici' olması yeterli değildir; aynı zamanda 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte' somut bir fiil veya olgu isnadı içermesi veya sövme fiilini oluşturması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/68 E., 2019/68 K. sayılı kararı bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymuştur. Kararda, 'Bu savcının dünyadan haberi yok. Eğer mafya, çete, yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik varsa bu savcı gibi görevini doğru yapmayanlar yüzünden, memleket batıyor, suç oranı artıyor, hırsızlar, kültürsüzler sokaklar dolmuş yol kesiyorlar. Savcı E.G. bunlara arka çıkıyor, hakkımı helal etmiyorum. Allah bu savcıdan hesap sorsun, devletten aldığı parayı geri ödesin, bu işi bıraksın…' şeklindeki ifadelerin nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olsa da, hakaret suçunun kanuni unsurlarını oluşturmadığına karar verilmiştir. Çünkü bu ifadeler somut bir fiil veya olgu isnadı içermemektedir. Aynı şekilde, 'gâvur polisi' veya 'çingene' gibi ifadelerin de, bağlamsal olarak kişiliği değil, yapılan bir uygulamayı hedef alması durumunda hakaret değil, kaba söz veya ağır eleştiri sayılabileceği Yargıtay kararlarında belirtilmiştir. (CGK 2019/215 K., CGK 2018/312 K., Yargıtay 18. CD 2016/18820 K.). Bu ayrım, ifade özgürlüğünün korunması ile kişisel hakların korunması arasındaki dengeyi sağlamak açısından kritik öneme sahiptir.