TCK 327, 328, 329, 330 maddelerinde düzenlenen suçlarda, 'fikri içtima' (TCK 44) ve 'gerçek içtima' (TCK 42) kurallarının uygulanma alanlarını Yargıtay'ın 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı doğrultusunda değerlendiriniz. 'Temin' ve 'açıklamak' eylemlerinin ayrı ayrı suç oluşturması prensibini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223910

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararına göre, TCK 327-330 maddelerindeki suçlar bakımından gerçek içtima kuralları uygulanır, fikri içtima (TCK 44) veya bileşik suç (TCK 42) söz konusu değildir. TCK'nın genel prensibi 'kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza'dır. Bu suçlar tehlike suçu niteliğinde olduğundan, 'temin etmek' ve 'açıklamak' fiilleri ayrı ayrı iki fiil olarak kabul edilir ve her biri ayrı bir suçu oluşturur. Örneğin, gizli bilgilerin temin edilmesiyle TCK 327 ya da 328. maddelerindeki suç oluşur. Bu bilgilerin açıklanması ise ayrıca TCK 329 veya 330. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturur. Temin edilen bilginin başkasına verilmesi/açıklanması suçun temin aşamasında tamamlanması için şart değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 20.04.1967 tarihli kararında da 'Devlet sırrını sağlama ayrı ve sağlanan devlet sırrını ifşa ise ayrı birer cürümdür' denilerek bu prensip açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla, fail hem bilgiyi temin etmekten hem de onu açıklamakta ayrı ayrı cezalandırılabilir.