TCK 327 ve 328'deki suçlar ile 2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen suç arasındaki normatif ilişkiyi 'lex specialis' (özel norm) ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz. Bir MİT faaliyetine ilişkin bilginin aynı zamanda devlet sırrı niteliği taşıması durumunda hangi madde uygulanır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararı bu normatif ilişkiyi ele almıştır. TCK 326, 327, 328, 329 ve 330. maddeleri 'özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgeleri' koruma altına alırken, 2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesi Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri korur. MİT'in faaliyetleri doğası gereği gizlidir. Ancak, milli güvenliğe ilişkin her bilgi, belge ve faaliyetin niteliği/özü itibariyle devlet sırrı olamayacağı kabul edilmiştir. Bu durumda, Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeler, eğer devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları gereği, niteliği bakımından gizli kalması gerekli bilgi ve belgelerden ise (yani özünde devlet sırrı ise), diğer şartların da oluşması halinde 2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesine nazaran özel norm niteliğinde olan TCK'nın 326, 327 veya 328. maddelerinin uygulanması gerekir. Bu, 'lex specialis derogat legi generali' (özel kanun genel kanunu ilga eder) ilkesinin bir uygulamasıdır. Özel olarak istihbarat birimlerinde görevlendirilmiş kişilerin izinsiz bilgi paylaşımı halinde casusluk maksadının bulunduğu kabul edilmelidir.