TCK Madde 85'e ilişkin olarak 'bilinçli taksir' (TCK 22/3) ile 'basit taksir' (TCK 22/2) arasındaki ayrımı ve bu ayrımın ceza tayini üzerindeki etkisini Ceza Genel Kurulu kararları doğrultusunda açıklayınız. Özellikle, neticenin öngörülebilirliği ancak istenmemesi halini somut olayla örneklendiriniz.
TCK, taksiri basit ve bilinçli taksir olarak ikiye ayırır. TCK 22/2'ye göre basit taksir, 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın, suçun yasal tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.' TCK 22/3'e göre bilinçli taksir ise 'kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi' halidir ve bu durumda ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır. Ayırt edici ölçüt, failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörüp öngörmemesidir. Bilinçli taksirde fail, neticeyi öngörmesine rağmen, şansına veya becerisine güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/360 E., 2024/157 K. sayılı kararı, bir polis memurunun kaçan şüpheliye ayaklarına ateş etmesi sonucu şüphelinin ölümüne neden olması olayında, memurun fiilin neticesini öngörebileceğini ancak istemediğini, olay esnasındaki hareketlilik ve kot farkı gibi durumlar nedeniyle 'basit taksirle aştığı' sonucuna varmıştır. Ancak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/14451 E., 2017/144 K. sayılı kararında, alkollü araç kullanarak kazaya neden olan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu belirtilmiştir. Basit taksirde öngörülebilen netice öngörülmezken, bilinçli taksirde netice öngörülür ama istenmez.