TCK Madde 125'e göre 'beddua' ve 'kaba sözler'in hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağını Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları doğrultusunda analiz ediniz. Bu ifadelerin 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte' olup olmadığının belirlenmesinde hangi kriterler esas alınır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/34 E., 2017/34 K. sayılı kararı, 'beddua' niteliğindeki ifadelerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağını incelemiştir. Kararda, '... Mülakat imtihanında yapılan haksızlığı yapanın Allah belasını versin, çoluk çocuğu hayır görmesin, ömür boyu sürünsün, ... Adalet bu ise adalet olmaz olsun, adaleti böyle kullananın Allah belasını versin, haksızlık yapanları kahretsin, ömür boyu sürüm sürüm sürünsün, mazlumların haklarını ondan alsın, ... Çocuğumun hakkını yiyenlerin en büyük musibetler başına ve çocuklarına gelsin, ...' şeklindeki ifadelerin beddua niteliğinde, nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici sözler olduğu, ancak komisyon üyelerinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı içermediğinden ve sövme fiilini de oluşturmadığından hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Benzer şekilde, CGK 2019/68 K. ve 2018/512 K. kararlarında 'nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğindeki' sözlerin, eğer somut bir fiil veya olgu isnadı içermiyorsa veya sövme fiilini oluşturmuyorsa hakaret suçunu oluşturmayacağı belirtilmiştir. 'Onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte' olup olmadığının belirlenmesinde, toplumda hakim olan telakkiler, örf ve adetler, ifadelerin anlamı, söylenme amacı, muhatabın konumu ve görevi gibi kriterler göz önünde bulundurulur.