TCK 125/2. maddesinde düzenlenen hakaretin 'mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi' halini ve bunun hukuki mahiyetini tartışınız. Bu durumun 'huzurda hakaret' olarak değerlendirilmesinin nedenlerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223885

TCK Madde 125/2, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, birinci fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmedileceğini kabul etmiştir. TCK Madde 125 Gerekçesi'ne göre, bu düzenleme, kişiyi muhatap alan mektup, telgraf, telefon, SMS, e-mail gibi araçlarla yapılan hakaretin 'huzurda hakaret' olarak cezalandırılması gerektiğini öngörmektedir. Buradaki temel mantık, mağdurun hakaret içerikli mesaja doğrudan muhatap olması ve hakareti ilk elden öğrenmesidir. Dolayısıyla, fiziksel olarak aynı ortamda bulunmasa bile, ileti aracılığıyla doğrudan mağdura yönelen hakaretler, mağdurun şeref ve saygınlığına doğrudan saldırı teşkil ettiğinden gıyapta hakaretin aksine üçüncü kişilerle ihtilat şartı aranmaksızın cezalandırılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/13248 E., 2017/3108 K. sayılı kararında, failin Facebook üzerinden mağdurun profil resmini kullanarak sahte hesap açması ve bu eylemin kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçunu oluşturması gibi durumlar, ileti yoluyla işlenen suçlarla ilişkili hallere örnek teşkil edebilir.