TCK Madde 116'da 'Girmek' fiilinin hukuki tanımını ve suçun tamamlanması için vücudun tümüyle konuta/eklentiye girme şartı konusunda öğretideki farklı görüşleri Ceza Genel Kurulu'nun 2018/451 E., 2018/451 K. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız. Kısmi girme durumunda suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223881

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun maddi unsurunu oluşturan 'girmek' fiili, Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde 'içeri dahil olmak' şeklinde tanımlanmış olup, hak sahibinin iradesine rağmen koruma altındaki mahalle sokulmak anlamına gelir. Öğretide, suçun tamamlanması için failin konut, işyeri veya eklentiye tüm vücuduyla girmesi gerektiğini savunanlar (örn. Toroslu, Artuk) ile suçla korunan hukuki değer gözetildiğinde, hak sahibinin iradesini ihlal etmeye yetebilecek, kısmi girmenin de (örn. pencereden kolunu uzatma) yeterli olduğunu savunanlar (örn. Özbek, Tezcan) arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/451 E., 2018/451 K. sayılı kararı bu konuyu ele almıştır. Bu kararda, sanığın hırsızlık amacıyla işyerinin vitrin camını kırarak elini uzatıp buzdolabından et çalması olayında, sanığın işyeri içerisine girmediği, sadece kırık vitrin ve buzdolabı camlarından elini uzattığı ve işyeri içine girme kastı olmadığı gibi girmesini engelleyen bir neden de bulunmadığı anlaşıldığından, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu durum, suçun tamamlanması için failin mahalle 'dâhil olması' gerektiğini, kısmi girmenin yeterli olmadığını, ancak suç işleme kastı bulunmakla birlikte herhangi bir engel nedeniyle içeriye girilemeyen hallerde suçun teşebbüs aşamasında kalabileceğini ima etmektedir.