Hakaret suçunda 'aleniyet' (TCK 125/4) unsurunun gerçekleşme koşullarını Yargıtay kararları ışığında tartışınız. Özellikle, kamuya açık alanlar ile özel veya yarı-özel alanlarda (örn. apartman boşluğu, karakol önü, hastane odası) işlenen hakaret eylemlerinde aleniyetin nasıl yorumlandığını somut örneklerle açıklayınız.
TCK 125/4, hakaretin alenen işlenmesini nitelikli bir hal olarak düzenler. Aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır (TCK 125 Gerekçesi). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/113 E., 2017/113 K. sayılı kararına göre, apartman boşluğu gibi herkese açık olmayan, apartman sakinlerinin kullanımına mahsus yerlerde söylenen sözlerin herkes tarafından duyulma imkanı bulunmadığından aleniyet unsuru oluşmaz. Buna karşılık, karakol binasının ön tarafı gibi herkese açık bir yerde söylenen sözlerin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir olması durumunda aleniyetin gerçekleştiği kabul edilir (CGK 2018/318 E., 2018/318 K.). Benzer şekilde, bir röntgen odası gibi aleni olmayan yerlerde aleniyet unsurunun oluşmadığı Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/7585 E., 2015/11362 K. sayılı kararında belirtilmiştir. Önemli olan, söylenenlerin fiilen duyulması değil, çok sayıda insanın öğrenmesinin olanaklı olmasıdır.