TCK Madde 125'te düzenlenen 'Hakaret Suçu'nun genel tanımını ve hukuki değerini açıklayınız. Özellikle, somut bir fiil veya olgu isnadı ile sövme arasındaki ayrımı, 'küçük düşürme' amacının önemini ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını örneklerle izah ediniz.
TCK Madde 125, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle saldıran kişiyi cezalandırır. Suçun korunması amaçlanan hukuki değeri, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı ve saygınlığıdır (TCK 125 Gerekçesi). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/68 E., 2019/68 K. sayılı kararına göre, 765 sayılı TCK'dan farklı olarak, hakaret ve sövme ayrımı kaldırılmıştır; her ikisi de hakaret suçunu oluşturan seçimlik hareketlerdir. Suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi 'küçük düşürmeye matuf' olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Somut bir fiil isnadı (örn. 'rüşvetçi'), kişinin belirli bir olayla ilişkilendirilerek isnat edilmesidir; gerçek olup olmamasının suçun oluşumu açısından önemi yoktur (TCK 125 Gerekçesi). Sövme ise (örn. 'serseri', 'hayvan', 'hırsız') kişiye soyut yakıştırmalarda bulunulmasıdır. Yargıtay, bir hareketin tahkir edici olup olmadığının zaman, yer ve duruma göre değişebileceğini belirtir. Her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözün hakaret sayılmayacağı, sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. (CGK 2019/68 K.)