TCK Madde 327 ve 328 arasındaki temel farkları, özellikle 'siyasal veya askerî casusluk maksadı' unsurunun önemini ve bu özel maksadın ispatı noktasında Yargıtay'ın yaklaşımlarını değerlendiriniz.
TCK Madde 327 (Devletin Güvenliğine İlişkin Bilgileri Temin Etme) ile TCK Madde 328 (Siyasal veya Askerî Casusluk) suçlarının konusu her ikisinde de 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgiler'dir. Temel fark, TCK 328'in oluşumu için kastın yanında failin yabancı bir devlet yararına ve ayrıca 'siyasal veya askerî casusluk maksadıyla' hareket etmesi özel saikini aramasıdır. TCK 327 için ise genel kast yeterlidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/4290 E., 2014/7360 K. sayılı kararı ve 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6690 E., 2018/604 K. sayılı kararında bu özel saik üzerinde durulmuştur. Casusluk maksadının ispatı noktasında, önceki Yargıtay içtihatları (örn. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu 02.10.1997 tarihli karar) 'casus ile lehine casusluk edilen yabancı devlet arasında bir anlaşmanın mevcut olmasını' şart koşarken, son dönem Yargıtay kararları (örn. Yargıtay 16. CD 2018/604 K.) bu düşünceyi 'madde metninde ve gerekçesinde açıkça belirtildiği gibi siyasal ve askeri casusluk maksadının manevi unsur içinde değerlendirilmesi gereken bir konu olmasına rağmen maddede olmayan bir şartın, suç tipinin oluşumu için aranmasının doğru olmadığı' gerekçesiyle eleştirmiştir. Artık anlaşma şartı aranmamaktadır. Kastın belirlenmesinde failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme zaman ve yeri, yöntemi, örgüt mensubiyeti gibi kriterlere bakılmaktadır.