Bir sanık hakkında, TCK'nın 43. maddesi (zincirleme suç) uygulanırken, mahkeme her bir suç yönünden ayrı ayrı hüküm kurduktan sonra, hükmün en sonunda 'sanık hakkında TCK m. 58. maddesinin uygulanmasına' şeklinde tek bir tekerrür hükmü kurmuştur. Yargıtay 2. CD 2017/7747 sayılı kararında bu uygulama neden eleştirilmiştir? Tekerrür hükmünün doğru uygulanma usulü nasıldır?
Yargıtay 2. CD 2017/7747 sayılı kararında bu uygulama, TCK m. 58'de düzenlenen tekerrür hükümlerinin 'her bir suç için ayrı ayrı' uygulanması gerektiği ilkesine aykırı olduğu için eleştirilmiştir. **Tekerrür Hükmünün Doğru Uygulanma Usulü:** TCK m. 58, tekerrürü, cezanın infaz rejimini ağırlaştıran ve koşullu salıverilme sürelerini etkileyen bir kurum olarak düzenler. Bir sanık, birden fazla suçtan (gerçek içtima veya zincirleme suç fark etmeksizin) mahkum edildiğinde, tekerrür koşulları her bir suç açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Doğru uygulama şöyledir: 1. Mahkeme, sanığın işlediği her bir suç (örneğin hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığı) için ayrı ayrı hüküm fıkraları oluşturur. 2. Her bir hüküm fıkrasının içinde, o suça ilişkin ceza belirlendikten sonra, eğer o suç açısından tekerrür koşulları (önceki mahkumiyetin niteliği, cezanın infaz edilmiş olması, belirli sürelerin geçmesi vb.) mevcutsa, 'sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına' şeklinde açıkça belirtmelidir. 3. Yani, tekerrür hükmü, hükmün en sonunda tüm suçlar için toplu bir şekilde değil, ilgili olduğu her suçun kendi hüküm fıkrası içinde ayrı ayrı kurulmalıdır. **Eleştirinin Gerekçesi:** * **Karışıklığın Önlenmesi:** Her suçun yasal unsurları, cezası ve infaz rejimi farklı olabilir. Tekerrür hükmünün hangi suç veya suçlar için uygulandığının karardan net bir şekilde anlaşılması, infaz sırasında yaşanabilecek karışıklıkları ve hak kayıplarını önlemek için zorunludur. * **Kanuni Zorunluluk:** TCK m. 58, tekerrürü suça değil, faile bağlı bir durum olarak düzenlese de, bunun sonuçları her bir suçun cezası üzerinden ayrı ayrı ortaya çıkar. Bu nedenle, uygulamanın da her bir suç hükmünde ayrı ayrı gösterilmesi kanunun sistematiğine daha uygundur. Kararda olduğu gibi, mahkemenin en sonda tek bir tekerrür hükmü kurması, Yargıtay tarafından 'anılan tekerrür hükümlerinin her üç suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiş' şeklinde, sanık aleyhine olabilecek bir belirsizliği yorum yoluyla gidererek ve eleştirerek onama yoluna gidilmiştir. Ancak doğru usul, her suç için ayrı uygulama yapılmasıdır.