Bir sanık, hırsızlık suçunu işlediği sırada, yakalanmasını engellemek amacıyla kendisini durdurmaya çalışan bir kamu görevlisine 'seni öldüreceğim' diyerek tehditte bulunmuştur. Bu eylem, TCK m. 106'daki 'tehdit' suçunu mu, yoksa TCK m. 265'teki 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu mu oluşturur? Bu iki suç arasındaki 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisini, Yargıtay 4. CD 2015/25864 sayılı kararındaki tartışma bağlamında açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 265'te düzenlenen 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu oluşturur. Tehdit fiili, bu suçun içinde erir ve ayrıca TCK m. 106'dan ceza verilmez. Bu iki suç arasındaki ilişki, 'görünüşte içtima' hallerinden olan 'tüketen-tüketilen norm' (veya bileşik suç benzeri) bir ilişkidir. **Suçların Analizi:** * **Tehdit (TCK m. 106):** Genel bir suçtur. Herhangi bir kişiye, herhangi bir amaçla, geleceğe yönelik bir kötülük bildiriminde bulunulmasını cezalandırır. * **Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK m. 265):** Özel bir suçtur. Kamu görevlisine karşı, 'görevini yapmasını engellemek amacıyla', cebir veya 'tehdit' kullanılmasını cezalandırır. **İçtima İlişkisi ve Yargıtay'ın Yaklaşımı:** TCK m. 265, 'tehdit'i kendi tanımı içinde bir 'suçun işleniş şekli' veya 'maddi unsur' olarak zaten barındırmaktadır. Kanun koyucu, kamu görevlisine görevini yaptırmamak için kullanılan tehdidi, genel tehdit suçundan daha özel bir haksızlık olarak görmüş ve bunu bağımsız bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Yargıtay 4. CD 2015/25864 kararında da işaret edildiği gibi, failin tehdidi, belirli ve özel bir amaca, yani kamu görevlisinin görevini (yakalama, durdurma vb.) yapmasını engellemeye yöneliktir. Bu durumda, daha genel olan tehdit suçu (TCK m. 106), bu özel amacı ve bağlamı içeren daha özel olan direnme suçu (TCK m. 265) tarafından 'tüketilir' veya 'içine alınır'. Faili hem tehditten hem de direnişten cezalandırmak, aynı 'tehdit' eylemini iki kez cezalandırmak anlamına gelir. Bu nedenle, mahkemenin eylemin TCK m. 265'i oluşturup oluşturmadığını tartışması ve eğer unsurları varsa sanığı sadece bu suçtan cezalandırması gerekirken, bu tartışmayı yapmadan doğrudan tehdit veya her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurması hukuka aykırıdır. Somut olayda, tehdit görevi engelleme amacıyla kullanıldığı için, eylem TCK m. 265'i oluşturur.