Bir trafik kazasında, asli kusurlu olan sanığın idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan kayınbiraderinin oğlu (yeğeni) ölmüştür. Yargıtay 12. CD 2014/16408 sayılı kararında, bu durumda TCK m. 22/son (m. 22/6) fıkrasının neden uygulanamayacağı belirtilmiştir? Karardaki 'münhasıran' kelimesinin yorumunu ve 'kişisel ve ailevi durum' kavramının sınırlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223834

Yargıtay 12. CD 2014/16408 sayılı kararında, bu olayda TCK m. 22/6'nın uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Çünkü bu hükmün uygulanabilmesi için aranan 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' mağduriyet şartı, çok dar ve özel bir anlam taşımaktadır. **'Münhasıran' Kelimesinin Yorumu:** 'Münhasıran', 'sadece, yalnızca, özellikle' anlamına gelir. Ceza hukuku bağlamında bu, taksirli fiilden kaynaklanan zararlı neticenin (ölüm veya yaralanma), failin **sadece kendisini veya en dar anlamdaki çekirdek ailesini** (eşi, çocuğu, annesi, babası, kardeşi) etkilemesi gerektiği şeklinde yorumlanır. Yani, failin eylemi sonucunda bu en yakın aile çevresi dışında hiç kimsenin zarar görmemiş olması gerekir. **'Kişisel ve Ailevi Durum' Kavramının Sınırları:** Bu kavram, genellikle failin birinci ve ikinci derece kan veya sıhri hısımlarını kapsayacak şekilde dar yorumlanır. Yargıtay, bu maddeyi uygularken çok kısıtlayıcı bir tutum sergilemektedir. Failin kendisinin ağır yaralanması, eşinin veya çocuğunun ölmesi gibi durumlar genellikle bu kapsamda kabul edilir. Ancak, Yargıtay 12. CD'nin ilgili kararında ve benzer birçok kararında, 'kayınbiraderin oğlu' (yeğen) gibi daha uzak akrabaların ölümünün, maddenin aradığı o yoğun ve doğrudan 'kişisel ve ailevi' mağduriyeti oluşturmadığı kabul edilmektedir. Her ne kadar yeğenin ölümü fail için büyük bir üzüntü kaynağı olsa da, bu durum, kanun koyucunun TCK m. 22/6'yı öngörürken aklındaki o istisnai, 'cezayı tamamen gereksiz kılacak' derecedeki yıkım olarak görülmemektedir. Bu dar yorumun temel nedeni, TCK m. 22/6'nın bir cezasızlık hali olması ve ceza adaletinin temel ilkelerinden bir sapma teşkil etmesidir. Bu nedenle, uygulama alanı son derece sınırlı tutulmaktadır. Failin yeğeninin ölümünden duyduğu üzüntü, ancak TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde veya TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınabilir, ancak tam bir cezasızlık sonucunu doğurmaz.