Taksirle öldürme suçundan (TCK m. 85) yargılanan bir sanık hakkında, TCK m. 61/1-g'de yer alan 'failin güttüğü amaç ve saik' kriteri temel cezanın belirlenmesinde kullanılabilir mi? Yargıtay 12. CD 2016/4011 kararındaki yaklaşımın gerekçesi nedir?
Hayır, taksirle öldürme suçunda temel ceza belirlenirken TCK m. 61/1-g'deki 'failin güttüğü amaç ve saik' kriteri kullanılamaz. Yargıtay 12. CD 2016/4011 sayılı kararı da bu yerleşik içtihadı teyit etmektedir. Bu durumun gerekçesi, 'taksir' ve 'amaç/saik' kavramlarının hukuki doğaları arasındaki temel farktan kaynaklanmaktadır: * **Taksir:** Taksir, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışla, 'istemediği' ancak 'öngörülebilir' olan bir neticeye sebep olmasıdır. Taksirli suçlarda failin iradesi neticeye değil, sadece harekete yöneliktir. Fail, neticenin gerçekleşmesini istemez, hatta böyle bir neticenin olmamasını umar. * **Amaç ve Saik:** Amaç (gaye) ve saik (gerekçe), faili suçu işlemeye iten, kastı hazırlayan veya kasta eşlik eden sübjektif, zihinsel süreçlerdir. Bu kavramlar, doğaları gereği 'kasten' işlenen suçlarla ilgilidir. Fail, belirli bir amaca ulaşmak veya belirli bir saikle hareket ederek, neticeyi 'bilerek ve isteyerek' gerçekleştirir. Bir fiilin hem 'istenmeyen' (taksirli) hem de belirli bir 'amaçla güdülen' (kasıtlı) olması mantıksal bir çelişkidir. Taksirli bir eylemde, failin neticeyi gerçekleştirmeye yönelik bir amacı veya saiki olamaz. Eğer olsaydı, fiil zaten taksirli olmaktan çıkar, kasıtlı (doğrudan veya olası kast) hale gelirdi. Bu nedenle Yargıtay, TCK m. 61/1'deki temel ceza belirleme kriterlerinden olan 'amaç ve saik'in, sadece kasıtlı suçlar için geçerli olduğunu, taksirli suçlarda uygulanamayacağını istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir. Taksirli suçlarda temel ceza belirlenirken TCK m. 61/1'in diğer bentleri (suçun işleniş biçimi, zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kusurunun ağırlığı vb.) ile TCK m. 22/4'teki özel kural dikkate alınmalıdır.