Bir devletin, komşu ülkedeki iç savaştan kaynaklanan ve kendi ulusal güvenliğine yönelik açık ve yakın tehditlere karşı, komşu ülke topraklarında yürüttüğü gizli bir operasyon, ceza hukuku açısından hangi hukuka uygunluk nedeni kapsamında değerlendirilebilir? Bu operasyona ilişkin bilgilerin 'devlet sırrı' olarak korunması, 'suç olgusuna ilişkin bilgiler sır olamaz' ilkesiyle çelişir mi? Yargıtay 16. CD 2018/604 kararını esas alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223813

Yargıtay 16. CD 2018/604 sayılı kararına göre, bu tür bir operasyon, ulusal ve uluslararası hukukta kabul gören 'meşru savunma' (TCK m. 25) hukuka uygunluk nedeni kapsamında değerlendirilebilir. Kararda, 'Hiç bir devlet felaketlerin gelip çatmasını bekleyemez. Somut faaliyetin de bu kapsamda milli savunma ve siyasal menfaatlerin korunması bağlamında icra edilen bir görevin ifası olarak değerlendirilmesi gerekeceği...' belirtilerek, devletin kendisine yönelik açık ve yakın bir tehdit karşısında, tehdit henüz kendi topraklarına ulaşmadan önleyici tedbirler almasının hukuka uygun olduğu vurgulanmıştır. Bu, meşru savunma hakkının geniş bir yorumudur. Bu operasyona ilişkin bilgilerin 'devlet sırrı' olarak korunması, 'suç olgusuna ilişkin bilgiler sır olamaz' ilkesiyle çelişmez. Çünkü; 1. **Eylem Suç Değildir:** Eğer operasyon, meşru savunma gibi bir hukuka uygunluk nedeni kapsamında ise, bu eylem 'haksızlık' teşkil etmez ve dolayısıyla 'suç' değildir. 'Suç olgusuna ilişkin bilgiler sır olamaz' ilkesinin uygulanabilmesi için, ortada hukuken bir 'suç' bulunması gerekir. Hukuka uygun bir eylem, suç olgusu barındırmadığı için, bu eyleme ilişkin bilgiler de 'suç olgusuna ilişkin bilgi' sayılmaz. 2. **İspat Yükü:** Bir faaliyetin suç olduğunu iddia eden tarafın, bu iddiasını somut delillerle ispatlaması gerekir. Sadece soyut bir 'bu faaliyet suçtur' iddiası, devletin meşru savunma karinesini ve bu faaliyete ilişkin bilgilerin sır niteliğini ortadan kaldırmaz. 3. **Yerindelik Denetimi Yasağı:** Yargı organı, devletin meşru savunma hakkını kullanıp kullanmama, operasyonun zamanlaması, şekli gibi konularda bir 'yerindelik denetimi' yapamaz. Mahkeme sadece, eylemin hukuka uygunluk nedeninin sınırları içinde kalıp kalmadığını (örneğin, orantılılık) denetleyebilir. Sınırlar içinde kalan bir eylem suç olmadığından, buna ilişkin bilgiler de sır olarak korunabilir. Sonuç olarak, meşru savunma kapsamında yürütülen bir gizli operasyon 'suç olgusu' barındırmadığından, bu operasyona ilişkin bilgilerin devlet sırrı olarak korunması hukuka uygundur.