Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/22994 E., 2015/2630 K. sayılı kararında, sanığın, boşanma dava dosyasında bulunan ve katılana ait cep telefonu ile eski eşine ait cep telefonunun arama kaydı dökümlerini katılanın akrabalarına göndermesi eylemi neden 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçu değil de TCK m.136/1'deki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22381

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanığın eyleminin TCK m.136/1'deki suçu oluşturduğu kabul edilmiştir. Gerekçe olarak, dosyaya konu olan arama kaydı dökümlerinin, katılanın ve dava dışı eski eşinin yaptıkları aramalarla kendilerini arayan numaralara dair tarih, saat ve süre bilgilerini içerdiği, ancak bu iki kişi arasında gerçekleşen 'konuşma veya mesajlaşma içeriklerine dair bilgi bulunmadığı' belirtilmiştir. Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu (TCK m.132), kural olarak haberleşmenin içeriğinin ifşası veya kayda alınmasıyla oluşur. Sadece kimin kiminle, ne zaman, ne kadar süre görüştüğünü gösteren trafik bilgileri (HTS kayıtları) ise 'kişisel veri' niteliğindedir. Bu nedenle, içeriği olmayan bu tür arama kaydı dökümlerinin katılanın akrabalarına gönderilmesi, haberleşmenin içeriğinin ifşası değil, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi/yayılması olarak değerlendirilmiştir. (Kaynak: TCK Madde 136 metni altındaki Yargıtay kararı)