TCK m. 85/1'e göre 'taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi' cezalandırılır. Suçun oluşabilmesi için hareket ile sonuç arasındaki 'nedensellik (illiyet) bağı' nasıl kurulur? Özellikle, failin taksirli hareketine mağdurun veya üçüncü bir kişinin taksirli hareketinin eklendiği durumlarda, nedensellik bağı kesilir mi? YCGK 2019/75 kararını esas alarak açıklayınız.
Taksirle öldürme suçunun oluşabilmesi için, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olan iradi hareketi ile ölüm neticesi arasında bir nedensellik (illiyet) bağının bulunması zorunludur. Bu bağ, 'şart teorisi'ne göre, failin hareketi olmasaydı neticenin meydana gelip gelmeyeceği sorusuna verilen cevapla kurulur. Eğer failin hareketi olmasaydı ölüm gerçekleşmeyecek idiyse, hareket ile netice arasında doğal (felsefi) nedensellik bağı var demektir. Ancak ceza hukuku sorumluluğu için bu yeterli değildir; ayrıca 'objektif isnadiyet' teorisine göre neticenin faile isnat edilebilir (yüklenebilir) olması gerekir. Bu, failin hareketinin hukuken izin verilmeyen bir risk yaratması ve bu riskin neticede gerçekleşmesiyle olur. Failin taksirli hareketine mağdurun veya üçüncü bir kişinin taksirli hareketinin eklendiği durumlarda, nedensellik bağının kesilip kesilmediği, eklenen bu ikinci hareketin niteliğine göre belirlenir. YCGK 2019/75 kararında da belirtildiği gibi iki olasılık vardır: 1. **Nedensellik Bağının Kesildiği Haller:** Eğer mağdurun veya üçüncü kişinin sonradan eklenen hareketi, neticenin ortaya çıkmasında 'tek sebep' haline gelmişse veya 'olağandışı (anormal) bir neden' ise, bu durumda ilk hareketle netice arasındaki illiyet bağı kesilir. Fail, artık bu neticeden sorumlu tutulamaz. Örneğin, A'nın taksirle yaraladığı ve hastaneye kaldırılan B'nin, hastanede bir doktorun tam kusurlu ve öngörülemez bir şekilde yanlış iğne yapması sonucu ölmesi durumunda, ölümün sebebi doktorun eylemi olduğu için A'nın hareketi ile ölüm arasındaki bağ kesilmiştir. A sadece taksirle yaralamadan sorumlu olur. 2. **Nedensellik Bağının Kesilmediği Haller (Ortak Kusur):** Eğer mağdurun veya üçüncü kişinin taksirli davranışı, failin yarattığı tehlikeyi artıran veya onunla birleşen 'beklenebilir' veya 'olağan' bir davranış ise nedensellik bağı kesilmez. Bu durumda 'ortak kusur' söz konusudur. Örneğin, kavşakta kırmızı ışıkta geçen A'nın, o sırada hız limitini aşan B ile çarpışması sonucu B'nin aracındaki yolcunun ölmesi durumunda, hem A'nın hem B'nin kusurlu hareketleri neticeye katkıda bulunmuştur. Nedensellik bağı kesilmediği için her ikisi de kendi kusurlu eylemlerinden dolayı taksirle öldürme suçundan sorumlu olurlar (TCK m. 22/5). Bu durumda, diğer kişinin kusuru, failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, sadece TCK m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken kusurun ağırlığının takdirinde dikkate alınır.