TCK m. 129'da düzenlenen 'İddia ve Savunma Dokunulmazlığı'nın sınırları nelerdir? Bir avukatın, bir duruşma sırasında karşı taraf veya tanık hakkında söylediği her türlü aşağılayıcı ifade bu dokunulmazlık kapsamında mıdır? Bu dokunulmazlığın, hakaret suçunun (TCK m. 125) unsurlarını ortadan kaldıran bir 'hukuka uygunluk nedeni' olarak işlevini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223799

TCK m. 128'de (soruda 129 denmiş, doğrusu 128 olmalı) düzenlenen 'İddia ve Savunma Dokunulmazlığı', yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerin 'somut isnatlarda' bulunmaları veya 'olumsuz değerlendirmeler' yapmaları halinde hakaret suçundan cezalandırılamayacaklarını öngören özel bir hukuka uygunluk nedenidir. Ancak bu dokunulmazlık mutlak ve sınırsız değildir. Sınırları şunlardır: 1. **Bağlam Sınırı:** İfadelerin, mutlaka bir iddia veya savunma kapsamında kullanılması gerekir. Konuyla tamamen ilgisiz, sırf karşı tarafı aşağılama amacı taşıyan ifadeler bu dokunulmazlıktan yararlanamaz. 2. **Üslup ve İçerik Sınırı:** Dokunulmazlık, iddia ve savunmanın amacını aşan, keyfi ve gereksiz yere kişisel saldırı niteliği taşıyan, açıkça sövme (küfür) niteliğindeki ifadeleri kapsamaz. Yani, bir avukat, savunma yaparken karşı tarafın tanıklığının güvenilmez olduğunu, yalan söylediğini, çelişkili beyanlarda bulunduğunu ileri sürebilir. Bu, 'olumsuz değerlendirme' ve 'somut isnat' olarak dokunulmazlık kapsamındadır. Ancak, aynı avukatın karşı tarafa 'alçak', 'şerefsiz', 'ahlaksız' gibi savunma hakkının sınırlarını açıkça aşan ve konuyla doğrudan ilgisi olmayan sövme niteliğindeki ifadeleri kullanması, bu dokunulmazlığın dışına çıkar ve hakaret suçunu oluşturur. 3. **Zorunluluk ve Ölçülülük:** Kullanılan ifadenin, iddia veya savunmanın ispatı veya inandırıcılığı için zorunlu ve ölçülü olması gerekir. Hak arama özgürlüğü, başkasının onur ve şerefini gereksiz yere lekeleme hakkı vermez. **Hukuka Uygunluk Nedeni Olarak İşlevi:** İddia ve savunma dokunulmazlığı, TCK m. 26'daki 'hakkın kullanılması' hukuka uygunluk nedeninin özel bir görünümüdür. Hakaret suçunun unsurlarından olan 'hukuka aykırılık' unsurunu ortadan kaldırır. Yani, bir ifade yukarıda belirtilen sınırlar içinde kalıyorsa, objektif olarak hakaret niteliği taşısa bile, 'hukuka uygun' kabul edilir ve suç oluşturmaz. Bu dokunulmazlık, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için getirilmiş bir güvencedir. Tarafların, misilleme veya dava korkusu olmadan iddia ve savunmalarını serbestçe dile getirebilmelerini amaçlar.