Bir trafik kazası sonucu bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olan fail hakkında TCK m. 85/2'ye göre dava açılmıştır. Yargılama sırasında yaralanan kişinin şikayetinden vazgeçmesi ve sanığın eyleminin basit taksirle işlendiğinin anlaşılması durumunda, mahkeme eylemi bölerek taksirle yaralama suçundan düşme, taksirle öldürme suçundan ise TCK m. 85/1 uyarınca mahkumiyet kararı verebilir mi? Yargıtay 12. CD 2014/16066 kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223797

Hayır, mahkeme eylemi bu şekilde bölemez. Yargıtay 12. CD 2014/16066 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın tek bir taksirli fiiliyle birden fazla neticeye (ölüm ve yaralanma) yol açması, hukuki anlamda tek bir eylemdir. Bu tek eylem, TCK m. 85/2'de özel olarak düzenlenmiştir. TCK m. 85/2, failin tek bir fiille hem ölüme hem de yaralanmaya neden olmasını, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak tanımlamıştır. Bu, kanunun özel bir içtima hükmüdür. Dolayısıyla, bu nitelikli halin unsurları (bir ölüm + bir yaralanma) dava açıldığı anda mevcutsa, suç TCK m. 85/2'yi oluşturur. Yaralanan kişinin sonradan şikayetinden vazgeçmesi, taksirle yaralama suçunun (TCK m. 89) takibi için bir 'kovuşturma şartı'dır. Ancak bu durum, işlenmiş olan TCK m. 85/2 suçunun niteliğini değiştirmez veya onu ortadan kaldırmaz. Mahkeme, TCK m. 85/2'nin tüm unsurlarını (ölüm, yaralanma, tek fiil, taksir) bir bütün olarak değerlendirir. Taksirle yaralama suçunun şikayete bağlı olması ve sonradan şikayetten vazgeçilmesi, bu suçun TCK m. 85/2'nin bir parçası olarak değerlendirilmesini engellemez. Mahkeme, faili TCK m. 85/2'den yargılamaya devam etmeli ve bu maddeden bir ceza tayin etmelidir. Yaralanan kişinin şikayetten vazgeçmiş olması, ancak TCK m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken sanık lehine bir takdir nedeni olarak göz önünde bulundurulabilir. Yargıtay'ın yaklaşımı, eylemin tekliği ve TCK m. 85/2'nin özel bir bütün suç normu olduğu ilkesine dayanmaktadır. Bu nedenle mahkemenin, tek olan eylemi bölerek bir kısmına (yaralama) düşme, bir kısmına (ölüm) mahkumiyet kararı vermesi hukuka aykırıdır.