Mala zarar verme suçunun konusunu, aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan eşyanın kendisi oluşturuyorsa (örneğin, çalınmak istenen bir elektrik kablosunun kesilmesi), bu durumda fail hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçundan mı sorumlu tutulur? Suçların içtimaı açısından bu durumu, Yargıtay 13. CD 2016/10965 sayılı kararı çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223789

Hayır, bu durumda fail sadece hırsızlık suçundan sorumlu tutulur, ayrıca mala zarar verme suçundan cezalandırılmaz. Yargıtay 13. CD 2016/10965 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durum ceza hukukundaki 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisi veya 'görünüşte içtima' hallerinden biri olarak kabul edilir. İlkenin temel mantığı şudur: Hırsızlık suçu, başkasının zilyetliğindeki taşınır bir malı, zilyedinin rızası olmadan, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almaktır. Bazı durumlarda, malın alınabilmesi (hırsızlık fiilinin tamamlanabilmesi) için o mala zarar verilmesi zorunlu veya kaçınılmaz olabilir. Elektrik kablosunu çalmak için kesmek, bir ağacı odun olarak çalmak için kesmek veya bir hayvanı et olarak çalmak için öldürmek bu duruma örnektir. Bu gibi hallerde, mala verilen zarar, hırsızlık suçunun işleniş biçiminin bir parçası, onun doğal bir sonucudur. Failin asıl kastı malı çalmaktır; mala zarar verme kastı bağımsız bir kast olmayıp, hırsızlık kastının içinde erimiştir. Hırsızlık suçu, kendisinin işlenmesi sırasında zorunlu olarak gerçekleştirilen mala zarar verme fiilini de 'tüketir' veya 'içine alır'. Dolayısıyla, failin daha ağır cezayı gerektiren hırsızlık suçundan cezalandırılmasıyla yetinilir. Aksi takdirde, failin tek bir amaca yönelik eylemi iki kez cezalandırılmış olurdu ki bu, 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesinin ruhuna aykırı olurdu. Bu nedenle, Yargıtay, çalınmak istenen kablonun kesilmesi eyleminin, hırsızlık suçunun unsuru içinde eridiğini ve ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceğini, sanığın bu suçtan beraat etmesi gerektiğini kabul etmektedir.